Mersin’de Nükleere karşı imza kampanyası

Mersin’de Nükleere karşı imza kampanyası

Mersin Büyükşehir Meclisi’nde ile kabul edilen Akkuyu Nükleer Santrali için gerekli imar düzenlemeleri kararlarına girişimi’ne doğa dostları dilekçe ile itiraz ettiler.
Bu haber 2020-09-25 10:27:54 eklenmiş
















- Yeni Anamur Gazetesi -

Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi’nde, Akkuyu Nükleer Santrali’nin enerji nakil hatlarına ilişkin bazı imar düzenlemelerini içeren ve Cumhur İttifakı’nın sandalye üstünlüğü ile geçen ay kabul edilen kararlara itirazlar sürüyor. Kararlara itiraz süresi 25 Eylül’de sona erecekken Mersin Nükleer Karşıtı Platform tarafından başlatılan dilekçeli itiraz eylemine Mersin Yurttaşlar Girişimi’nden de destek geldi.
Bazı sivil toplum kuruluşlarının içerisinde yar aldığı Mersin Yurttaşlar Girişimi, belediye meclisinin Akkuyu kararlarına karşı Mersin Büyükşehir Belediye Binası önünde bir araya gelerek, dilekçe ile itiraz ve basın açıklaması eylemi yaptı. Grup öncelikle Nükleer Karşıtı Platformun hazırladığı dilekçeleri yetkililere teslim etti. Daha sonra bir basın açıklaması yapan grup adına konuşan Serdar Erkan, Mersin Büyükşehir Belediye Meclisinin 10 Ağustos 2020 tarihinde aldığı ve 25 Eylül’de askı süresi dolan ve Cumhur ittifakının oylarıyla alınan meclis kararına Mersinli yurttaşlar olarak itiraz ettiklerini söyledi.
Dünya Nükleerden Vazgeçiyor
Bu kararda, Akkuyu Atom Santralinin eklentisi ve uzantısı olan  trafo ve yüksek gerilim enerji hatlarının atom santralinin çalışmasına hizmet edeceğine dikkat çeken Erkan, “Atom santralleri, Çernobil ve Fukişima felaketlerinden sonra tüm dünyada artık vazgeçilen enerji üretim teknolojisidir. Tüm dünya, 50-60 yıl önce kurulan mevcut atom santrallerini birer birer kapatmakta ve rüzgar, güneş ve doğalgaz gibi daha az riskli enerji kaynaklarına yönelmektedir. Bu nedenle, Çağdaş ve ileri ülkelerde  yeni açılan ve açılacak bir tane ‘atom santrali’ yoktur.
 Öte yandan Mevcut atom santrallerinin hepsini kendi devletleri veya şirketleri işletmektedir. Biz ise Akkuyu gibi cennette, Çernobil’den sabıkalı, AB’nin güvenliğini onaylamadığı, Rusya’nın devlet şirketinin kurup, işleteceği bir teknolojiye nasıl güvenebiliriz?
Yapılan anlaşma ile bölge Rusya’nın ‘nükleer vilayeti’ haline gelmiş, santral sahasında ‘egemenlik hakkımız’ ihlal edilmiştir. Bunu Rusya devleti ile yaşadığımız uçak düşürme  krizi göstermiştir. Gelecek krizlerde ‘enerji güvenliğimizde’ olmayacaktır. Rusya ile yaşayacağımız herhangi bir krizde elektriklerimiz kesilebilecektir.
Yaşadığımız COVID-19 salgınında da bile çalışmalar durdurulmamış, yasaklar Akkuyu sahasında uygulanamamıştır. Rusya’dan ve Türkiye’nin her yerinden gelen binlerce işçiler ile bölgede ve Mersin’de salgın yayılmış ve çok artmıştır. Halen bölgede karantinaya alınan mahalleler vardır” dedi.
Büyükeceli’de Dereleri Lağım Akıyor..!
Öte yandan, bugün Mersin’de yürütülen çalışmalarla bölgedeki ağaçların kesildiğini ve şimdiden doğanın tahrip edildiğini işaret eden Serdar Erkan, nükleer santralin yapıldığı Büyükeceli Mahallesi’nde derelere lağım aktığını, halk sağlığının tehlikede olduğunu savundu.
Deprem Tehlikesine Dikkat..!
“Ayrıca geçtiğimiz günlerde Silifke civarında yaşanan deprem, bölgedeki aktif fay hatlarının varlığını santralin güvenliğini tekrar hatırlatmaktadır” diyen Erkan, “Halen ülkemizde enerji sıkıntısı olmayıp, enerji fazlası vardır.  örneğin özel sektör yatırımları nedeniyle, sürekli çalıştırılmayıp, sadece yaz aylarında yüksek tüketim dönemlerinde çalıştırılan Afşin -Elbistan gibi devlet santralleri vardır. Oysa, Türkiye’de kullanılmayan, yıllık 800 milyar kw-saat, sadece hidrolik, biogaz, güneş ve rüzgar potansiyel enerjisi vardır ki bu mevcut tüketimimizin 3-4 katıdır. Ülkemizdeki enerji  iletim hatlarına yatırım yapılarak yılda en az yüzde 10 kayıp, kaçak önlenebilir. Bu oran Akkuyu Atom santralinin yıllık üreteceği enerjiden fazladır.
Tarım Alanları Riske Giriyor..
Öte yandan büyükşehir meclis kararıyla yapılmasına onay verilen, Akkuyu’dan çıkacak binlerce voltluk yüksek gerilim hatlarının güzergahı üzerindeki Gülnar ilçemizdeki tarım ve yerleşim alanları elektromanyetik kirlilik ve yangın riski altında olacaktır. Ülkemizde denetim yetersizliği nedeniyle bu riskler çok fazladır. Geçtiğimiz aylarda havai fişek fabrikasındaki patlamalar bile günlerce devam etmiş, vatandaşlarımızın  can ve mal kayıpları olmuştur.
Anayasamızın 56. maddesi, yurttaşlara sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı ve ödevi vermektedir. 1992 de imzaladığımız Rio sözleşmesi bu gibi riskli yatırımlarda halkın görüşünün ve onayının alınmasını öngörmektedir.
Tüm bu gerçekler varken 10 Ağustos tarihli Büyükşehir meclis kararını bizim ve çocuklarımızın geleceği tehlikeli bir adım görüyor, kabul etmiyor, itiraz ediyoruz.
Bu kararı onaylayan Cumhur ittifakı meclis üyelerini gelecekte yaşayacağımız felaketlerin sorumlusu olarak ilan ediyor, tarih ve geleceğimiz önünde vicdanlarda mahkum ediyor ve karara itiraz ediyoruz.
Başta Gülnarlılar olmak üzere, tüm Mersinlileri Büyükşehir Belediyesinin meclis kararına itiraz etmeye davet ediyoruz” şeklinde konuştu.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Diğer YAŞAM haberleri


Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Yeni Anamur Gazetesi
Copyright © 2010 - 2019 Yeni Anamur Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA