KREŞE GİTMENİN ÇOCUĞA FAYDALARI NELERDİR?

ERBAL’İN KALEMİNDEN
Bu makale 2017-08-12 13:05:36 eklenmiş ve 376 kez görüntülenmiştir.

Kreşe giden çocukların gitmeyen çocuklarla olan farkı, çocuk topluluk içine çıktığında anlaşılır. Kreşe giden çocukların akademik olarak kreşe gitmeyen ya da okul öncesi eğitim almayan çocuklardan çok daha başarılı olduğu bilimsel araştırmalarla kanıtlanmıştır. Bu sebepledir ki okul öncesi eğitimin önemi büyüktür. Okul öncesi eğitim çocuğu fiziksel, bilişsel, psikolojik, sosyal ve dil gelişimini olumlu etkiler. 
Okul öncesi eğitimde çocuk kendi kararlarını alabilme, grup içerisinde var olabilme, evet veya hayır diyebilme, sorgulama, hayal kurma, hedef belirleme becerilerini geliştirir.
Bir çocuk ilkokula başlamadan önce mutlaka ama mutlaka anaokuluna gitmelidir. Anaokulundan öncesinde de kreşe gitmesi uygun görülmektedir.
Çocuk kreşe ne zaman başlamalı?
Çocuk gelişimi uzmanları çocuğun kreşe başlaması için en uygun yaşın 18 ay olduğu görüşündedirler. Bazı aileler çalıştıkları için ya da çocuklarının yaşıtlarıyla sosyalleşmesi için daha erken dönemde çocuğu kreşe göndermeyi tercih edebiliyor. Ancak gönderdikleri kurumun ruhsattaki yaş aralığına dikkat etmeleri gerekmektedir.
Çocuk kreşe uyum sağlayamazsa neler yapabiliriz?
Çocuklarda kreşe uyum sağlayamama çok yaygın olmasa da bazı çocuklarda ortaya çıkabilir. Bu durumda anne baba ve öğretmenin bir arada çalışması önem kazanır. Çünkü eğitim saç ayağı gibidir. Aile-okul-çocuktan oluşur.
Uyum sorunu yaşayan çocuğa ayrıca ilgi gösterilmeli, öğretmen çocuğu sınıftaki aktivitelere dahil etmelidir. Arkadaşlarıyla kaynaşmasını sağlamalıdır.
Bu noktada ebeveynlere de büyük sorumluluk düşer. Ebeveynler bu konuda kesinlikle kararlı görünmeli, çocuğun kreşle ilgili endişe ya da hoşnutsuzluklarını giderme yönünde çalışmalıdır. Çocuğun asla “karnım ağrıyor, başım ağrıyor, parmağım ağrıyor, midem bulanıyor, arkadaşlarım beni dövüyor, öğretmenim bana kızıyor” bahanelerine sığınmaları önlenmelidir.
Gelişim çok boyutlu olarak ilerler. Bebek, doğumundan itibaren fiziksel, zihinsel, sosyal, duygusal alan olarak ayrı ayrı ele alınabilecek ama aynı zamanda birbiriyle iç içe ve birbirini etkileyen dört farklı alanda gelişimini sürdürür.
0-6 yaş arasını kapsayan erken çocukluk dönemi çocuğun en hızlı geliştiği dönemdir. Beyin yapısı ve fonksiyonlarının gelişiminin üçte ikilik bölümü 0-4 yaş arasında tamamlanır. Erken çocukluk dönemindeki deneyimler beynin çalışma biçimi için belirleyicidir.

Anaokulu, çocuk için, ailenin dışında atılan ilk adım olarak düşünülmelidir.
İlk 18 ay içinde çocuk, model aldığı, anne ve babasından alabileceğini almıştır ve kendisine tanınan fırsatlar ölçüsünde belirli bir psikososyal olgunluğa varır. 18 aylıktan itibaren başlayan sosyalleşme ihtiyacının göz ardı edilmemesi gerekir. Kreş ve Anaokuluna, annenin yokluğunu giderecek bir yer olarak değil, annenin, çocuk üzerindeki rolüne katkıda bulunan ve tüm alanlarda gelişimini hızlandıran bir kurum olarak bakmak gerekir.
İki yaşından sonra çocuk; öğrendiklerini, edindiklerini sosyal bir ortamda yaşıtlarıyla iletişim içinde kullanmaya, deneme yanılmalarla sınamaya ihtiyaç duyar. Öğrenme, bir şeyler yapabilme, etkide bulunma gibi istek ve ihtiyaçlarını kısacası enerjisini boşaltabileceği, yeni ve aileden bağımsız bir sosyal ortama ihtiyaç duyar. İşte bu zengin uyaran ortamını yaşıtlarıyla paylaşma imkanını çocuk ancak kreş ve anaokulunda bulabilir.
Yapılan karşılaştırmalı araştırmalar, okul öncesi eğitiminin, çocuğun zeka puanlarında belirgin bir artışa neden olduğunu ortaya koymuştur.
Kreş ve anaokulunda, bu alanda eğitim almış eğitimciler tarafından, tüm gelişim alanlarını destekleyen programlar hazırlanır ve bu program çocuğun ilgiyle takip edebileceği aktivitelerle desteklenerek sunulur. Her tür bilgi, grupla etkileşim halinde öğrenilmektedir ve mümkün olduğunca, çocukların birçok duyusuna hitap edebilecek bir eğitim planı uygulanır. Bu nedenle evde öğretilen sistemsiz bir bilgiye oranla çok daha kalıcı ve muhakemeye olanak veren zengin bir öğrenme ortamı sağlanmaktadır. Bu tarz öğrenme çocukta sürekli öğrenme isteği yaratır, yani çocukta öğrenme alışkanlığı gelişir.
Çocuklar yaşıtlarıyla beraber olduğu zaman, yeni bilgiyi ve yeni davranışı, çok daha kolay öğrenirler
Çocukların yaşıtları ile birlikte öğrenme ortamını oluşturmak, kreş ve anaokullarında olabilmektedir.
Sağlıcakla kalın…

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Yeni Anamur Gazetesi
Copyright © 2017 Yeni Anamur Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi