ANAMUR'UN TARIM TARİHİ (8)


Bu makale 2017-06-08 12:02:30 eklenmiş ve 189 kez görüntülenmiştir.
Kamil KÖRHASANOĞLU Yük. Zir. Müh.

Anamur 1929 Muz 1937 Yer fıstığı ile tanıştığını söylemiştik.  Anamur 1950 yıllar makineli tarıma geçinceye kadar. Üretimde fazla yol kat edememiş. 1940 lı yıllardaki ülke genelindeki kıtlığa yenik düşmüştür.
1940 kıtlık yıllarını  Sayın MUSTAFA KAPLANDAN dinleyelim
Mustafa Kaplan  1935 yılında  Anamur un en batısında bulunan kalediren de Kamil ve Asiye den   doğmuş,  ilk okulu orta köy de , orta okul için Anamur da orta okul olmayınca Mersine gider  .İkinci sınıfa geçince Anamur da orta okul açılır. Ve Anamur orta okuluna gelir . orta okul bitince tekrar Anamur da lise olmayınca Antalya ya gitmek zorunda kalır. Lise ikinci sınıfa geçer. Bu sırada babası Kamil Kaplan ölür. Okulu bırakıp işlerinin başına dönmek zorunda kalır. Mustafa Kaplan o günlerden itibaren Anamur da olup bitenler e şahit olur. Anamur un eğitim için hangi durumda olduğunu  Mustafa Kaplanın hayat hikayesi  açıklamaktadır. buradan sonrasını Mustafa kaplan nın kendi ağzından dinleyelim.
Ben Kalediden köyünden, ilk okula ve ortaokula ilk giden talebeyim.1940 yıllarda çok kıtlık oldu. Satılıp para getiren bir mahsül yoktu. Ekilip dikilenler arasında Fink,   Mercimek,Nohut, Arpa, Buğday.mısır, Mısır içinde maş ve böğrülce fasulye ekilirdi. Bunların hiçbiri para ile alınıp satılmıyor ve bir köyden diğer bir köye aktarılmıyor . çunkü  kolcuya yakalandığı takdirde  malın değerinden fazla  öşür alınıyordu (öşür o dönemde alınan vergi) Çaresizlikten fing yiyenler topal oluyordu. O dönemde Kalediren ovasına  pirinç de ekenler oldu . Fakat çok sivrisinek türediği için insanlar sıtmadan  perişan oldukları için pirinç üretiminden vazgeçildi. Anamur da da koca çay çevresinede pirinç ekildiği ve çeltikci köyünün  adı pirinç ekiminden geldiği sanılmaktadır.
O dönemde biz değirmencilik yapıyorduk. Değirmende Buğday unu Arpa unundan daha ucuzdu . Sebebi Arpa unundan yapılan ekmek daha fazla tokluk hissi verdiği için  arpa unu daha makbule geçiyordu . İnsanlar sağlıklı beslenmenin peşinde değil , açlığını gidermenin peşindeydi.
Anamur Gazi paşa arasında gezen seyyar kolcular vardı . Bunların görevi , köyler arası ürün trafiğini kontrol etmekti. Ayrıca  Anamur da inhisar vardı(Şimdiki tekel) kibrit sigara tuz gibi ürünler inhisar kanalı ile satılırdı. Halk yemeklerine tuz ihtiyacını yokluktan dolayı deniz suyundan karşılamak  zorunda kalmışlar fakat devlet denizden  deniz suyu almayı yasakladı. Sebep? İnhisar Tuz satsın diye. Ben Okulu bırakıp geldim . Muz üretmeye başladım. Sezonda muzları sattım. Parmağıma bir kaşlı yüzük aldım .Bir  kg muzun değeri yarım gram altın. Muz bu derce kıymetliydi. Ama kaliteye çok dikkat ediyorduk .Sandığın içine ve kenarlarına kağıtlar konur. Muzlar tarak haline getirildikten sonra tek tek taraklar kağıtlara sarılır ve sandığa itina ile yerleştirirdik. Bahçeden kesilen muzlar , Bir sırığın iki ucuna çengellerle asılır ve omuzda o şekilde taşınırdı .Böylece muz hiç zedelenmeden pazara ulaştırılırdı.
O dönemde kimyevi gübreler piyasada yoktu . Onun için muzlara sadece hayvan gübresi verilerek üretiliyordu. Bu gün organik tarım yapmaya çalışılıyor. Biz o zaman tüm ürünlerimizi organik üretiyorduk.
Hayvan gübresi denince  .o günün Hayvan gübresi alış verişlerinden bahsedeyim. Küçükbaş hayvancılık yapan köyler ki bu köylerin başında  Eski adı Orhana yeni adı güleç köyü gelir. O zamanın  bahçesine hayvan gübresi ihtiyacı olan  üreticiler ,  Bu köylerden gübresi olan biri ile anlaşır, Gübre satıcısı da deve veya eşeğe  iki çuval gübre yükletir . sözleştiği bahçecinin bahçesine döker. O zaman yine davar kılı veya koyun yününden dokuma çuvallar vardır. Keçi kılından dokunan çuval a  kıl çuval denir.  üzerinde desen yoktur. Genellikle gıda dışı mal taşımada kullanılır. Koyun yününden dokunan çuvallar desenlidir.  yem yiyecek ve çamaşır bohçaları konur. Bu çuvallar gübre  taşımada kullanılmaz. Dönelim yine gübreye; Eşek üstünde iki çuval varsa bu bir yüktür. Eşek de iki yanda bide iki çuval üstüne konularak  üçüncü çuval varsa buda bir buçuk yük sayılırdı. Herhangi bir üreticiye bağlı olmayan gübre satıcıları da gübre yüklü eşeklerini  Pazar yerine çeker pazarda müşteri bekler malını satardı.

                                                                            DEVAM EDECEK

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Yeni Anamur Gazetesi
Copyright © 2017 Yeni Anamur Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi