ÇOCUK EĞİTİMİNDE YANLIŞ CEZALANDIRMA


Bu makale 2017-05-23 10:53:56 eklenmiş ve 159 kez görüntülenmiştir.
Psikolog Saniye Berra Güzel

Merhabalar;

Bu hafta 'çocuk terbiyesinde ceza olmalı mıdır,olmalı ise hangi tip cezalar kabul edilebilir ve hangi tip cezalara dikkat edilmelidir' konusuna değineceğim.Çocuklarda davranışın kazanımı, sınırların konulması ve korunması adına davranışı pekiştirmek adına ödül-ceza makul ve yerinde olmak şartı ile kullanılabilir.Toplumumuz;maddiyat ile alınabilecek olan herşeye ödül gözüyle bakmaktadır.Oysa ki bu yanlış bir bakış açısıdır.Bir annenin aferin demesi manevi bir ödüldür.Bir babanın çocuğunun başını okşaması, eve geldiğinde sarılıp kucaklaması da aynı şekilde çocuğa verilen ödüldür.Ceza ise çoğunlukla dayak olarak algılanır ki bu da yanlış bir bakış açışıdır.Halk arasında doğru bilinen yanlışlardan birisi dayak cennetten çıkmıştır algısıdır.Fakat bu algı son derecede yanlıştır.Toplumumuzda çocuğu dövmenin anne-babanın en doğal hakkı olduğunu düşünen aileler,çağ ilerledikçe bu algılarını  az da olsa değiştirmeye başlamıştır.Üstelik son yıllarda dayak eskiye oranla daha az başvurulan bir yöntem haline gelmiştir.
Çağ ilerledikçe dayakla eğitim olgusu değişmeye başlamıştır elbette fakat evde tamamen bittiğini söyleyemeyiz.Her ne yaşanırsa yaşansın dayak;Atanı utandırıp pişman eden,dövüleni küçülten,tanık olanlarıda geren ve üzen bir davranıştır.Dayağın öğretici değeri az ve etkisi çok kısa süren bir çeldirme yöntemidir.Herhangi bir davranışı kazandırmak adına dayağa başvurulmuş ise,çocuk davranışı kazanmak için değil,dayak yememek adına davranışı sürdürür ki çoğu tabloda aileler artık işe yaramadığını gözlemlerler.
Bu konu üzerine sosyal bir çalışma yaptığımızı varsaysak ve anne-babalara 'Son 1 ay içindeki dayağa ve başka türlü cezalara yol açan nedenleri bir kağıda yazmalarını söylesek, ailelerde bunun üzerinde düşünseler; Çocuğun dayak ve cezanın çoğunu haketmediğinin farkına varmış olurlardı.Aslında bu tip tablolarda çocuk çoğu kez hak ettiği için değil,anne baba sinirli ve tahammülsüz olduğu için dövülmüş veya cezalandırılmıştır.
Bir kaç tane klasik anne-baba tutumundan bahsedecek olursak;

*Söylüyorum,uyarıyorum, bağırıyorum,çağırıyorum laftan anlamıyorlar beni çok bunaltıyorlar, kendimi engelleyemeyip kalkıp vuruyorum ama sonra çok pişman oluyorum ve üzülüyorum.Bütün gün kendime keşke yapmasaydım diyorum.
*Ben kendim annesi olarak cezalandırıyorum ama babası cezalandırırsa içim sızlıyor hemen engel olmaya çalışıyorum.
*Çocuğuma aşırı kızdıktan sonra vicdan azabı çekip ağlamasına dayanamayıp hemen kucağıma alıyorum.
Yukarıdaki alıntılar tipik anne-çocuk örnekleridir.Toplumumuzda dayakla eğitim olamayacağı bilinci eskiye göre daha çok benimsense de tamamen sıfırlanmamıştır.Fakat eskiden hunharca,çocuğun duyguları hiç gözetilmeden,pişman olunmadan yapılan bu iş,günümüzde en azından pişmanlık doğurup kendini biraz daha kontrol etme davranışına doğru yönlendirmiştir.
 Bir evde dayağa çok sık başvuruluyorsa durup düşünmek gerekir.Ana-babanın kendi tutumlarını ve davranışlarını gözden geçirmesi gerekir.Nedenlerini durup düşünmek ve sorgulamak gerekir.
 Bazı klasik aile tablolarında şöyle bahsederler 'Bizimde babamız döverdi ama bizim iyiliğimiz için döverdi,onun sayesinde adam olup bu günlere kadar gelebildik'.Böyle konuşan bir veli dayak yediği için değil,dayağa karşı adam olmuştur.Tek başına dayakla adam olmuş hiç bir insan gösterilemez!
Dayağın yanısıra toplumuzda korkutma ile eğitme anlayışıda vardır.Beni çok kızdırıyorsun,devam edersen hasta olup yataklara düşeceğim,Biraz daha üzmeye devam edersen senin yüzünden kanser olurum,Beni üzersen ölürüm bak bir daha gelmem,senin annen olmam,baban bizi terkeder gibi söylemler annenin kendini acındırdığı ve annenin güçsüzlüğünü ortaya koyan bir davranıştır.Bu yolla çocuk kolay tedirgin olur fakat uslanmaz.Aksine çocuklarını ilerisi için anksiyete bozukluğuna meyillendirmiş olabilirler.Aslında aileler korkutma yöntemiyle sadece çocuklarına kaygıyı aşılamış olurlar.Aynı şey dayak içinde geçerlidir.Olumlu geri bildirimi yoktur ve kaygısal meyillilik doğurur.

Lütfen yanlış bir ceza uygulamadan önce durun ve biraz düşünün;

Ne oldu?

Ben nasıl bir tepki verdim?

Verdiğim tepki işe yaradı mı?

Muhtemel cevabınız hayır olacağı için;Sizde çocuğunuzun kişiliğinde hasar bırakmayın,onun özgüvenini zedelemeyin,onu korkak bir bireye dönüştürmeyin.Onun kendisini normal yollardan ifade etmesine izin verin.
Önce kendinizi sorgulayıp,kendinizin ne yaptığını bir düşünün ve çocuğunuzla empati kurmaya gayret gösterin.Çünkü yaptığınız her yanlış davranış çocuğunuzun ruhunda minik izler bırakacaktır.
Güzel günleriniz olması dileğimle..

 

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Yeni Anamur Gazetesi
Copyright © 2017 Yeni Anamur Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi