DİN HOCALARI NAMAZ KILDIRMA MEMURU MU?


Bu makale 2017-10-02 11:47:46 eklenmiş ve 547 kez görüntülenmiştir.
Zümrüt Cömertler

Yazının başlığına okuyunca, ‘  ne işin var din adamlarıyla’  diyebilirsiniz…
Biraz sabrederseniz  ne demek  anlarsınız..
Çünkü   anlayacağınız  üzere  eğip bükmeden  yazacağım..
Din adamıyım diyerek, kendi  gibi yaşam tarzı olamayanları  aşağılayan,söylemleriyle haddini  aşan  sözde imamları ayrı bir yerde  tutarak..
Hepimizin az çok bildiği gibi İmam önde olan, takip edilen, önder insan anlamlarına gelir..
Bu nedenle de, camilerde İmamlık yapan görevlilerden mahalle toplumunun beklentisi oldukça fazladır.
Büyüklerimiz anlatırdı…
Özellikle küçük yerlerde, imamlar akil adam olarak görüldüğü  için, Aile problemlerinden hastaların haline, yoksulluk çekenlerden, mahalledeki her türlü olumsuzluk ve bunların çözümünde  öncülük  ederlermiş.
Hiçbiri de neme lazım, banane, benim görevim değil demezmiş.
Bugün özellikle mahalle ve köy camilerinde görev yapan imamların birçoğuna baktığımızda istisnalar bir kenara, büyük çoğunluğu namaz kıldırma memuru olarak  adlandırılıyor..
Bugün  ülkemizde  cami ve mescitlerde devletin  memuru olarak  namaz kıldıran  imamların  mesai saatleri  kafama  takıldı..
Vergi  dairelerinde, nüfus  müdürlüğünde, milli eğitimde,yerel yönetimlerde  kısaca  tüm devlet  kurumlarında  çalışan  devletin  memurlarının mesai  saatleri  bellidir..
Camilerdeki din adamları da devlet memuru statüsünde olduğuna göre!..

BIKMADAN YAZACAĞIM…
Temiz bir  çevrede  yaşamak  herkesin  en doğal hakkı..
Evinin, dükkanının, çalışma ofisinin  önünü  temizlemeyenler  bizden daha çok çevreci  konuşmalar yapıyor ya  neyse..
KKTC’ye  giden can suyunun  biriktirildiği  Alaköprü barajı  nedeniyle  taşınan  köylülerin kanalizasyon atıklarına  bir çözüm bulunmadı ya  bravo  tüm etkili ve  yetkililere bravo..
Ayıp  denen bir şey var..
İki yılı aşkın zamandır, Dragon çayına akan akıtılan kanalizasyona bir çözüm bulamadınız ya da bulmak istemiyorsunuz…
Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan beye Anamur ziyaretlerinde,  Ticaret ve Sanayi Odasında yapılan toplantıda  Sulama  Birliği Başkanı Hasan Ali Bal ve Ziraat Odası  Başkanı A.Şeref  Gümüş  tarafından  sorunun vahameti   anlatıldı..
Gazete  olarak  mütemadiyen  yazıyoruz..
Temsil ettiğimiz  ulusal gazetede manşetlerde  yayınlandı, ne giden valilerden, ne Bakan Elvan  konunun üzerine  gitmediler..
Bir hafta önce  yaylaya  gittik..
İnanın o havzadan geçerken  ağzımızı  burnumuzu  kapattık.. Öyle bir  atık kokusu  var ki..
Dağlara taşlara..
O havza  içinde  yaşanlar  artık kokuya  o kadar alışmışlar ki.. (çaresizlikten) kişisel olarak yapacakları bir şey yok…
Çevrede  üreticilik yapan bir  arkadaşımız  mikrop kaptığı  için günlerce  hastanede yattı..
dahası ürünlerini  kanalizasyon  atıklarının aleni olarak  aktığı  suyla  suluyorlar, bundan daha kötü  ne olabilir ki..
Şehircilik Bakanlığı Toki idaresi tarafından göstermelik olarak yapılan çelik depolamanın her tarafından   pislik  akıyor..
Diğer  bir tarafta  Akine Mahallesinin  kanalizasyonu  direkt olarak Dragon çayına  boru ile boşaltılıyor..
Dragon  çayının denizle buluştu  noktada  insanlar  denizin  kirliliğinden, denize giremez oldu..
Daha  ne sayayım ki..
Sanırım bir süre  daha..
Güzelim memleketimiz bu kadar sahipsiz mi?.····
Deyip duracağız..
Sağlıklı günlerde
Sevgiyle  Kalın

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Yeni Anamur Gazetesi
Copyright © 2017 Yeni Anamur Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi